ImageChef.com Poetry Blender




6/1/2009 ·

SESSİZLİĞİN ÖTESİNDEN GELEN İTİRAF


 

AFİFE_

 

 

Adın günebakandır…



Güneşi hep, sandığında saklardın. Ne zaman istersen, alabilirdin gökkuşağı kendini, oradan. Renklerini toplamak gayretiyle uzandın; toplayamadın. Sessiz bir çığlık döküldü dudaklarından: “Anne, güneşimi kim çaldı? ” Ve kimse duymadı seni! Oysa annen, ne demişti: “Adın günebakandır. Yüzünü hep güneşe dönecek ve olgunlaşınca renklerin, sen meyve vereceksin.” Anneler yalan söylemezdi. Öyleyse, renklerini bulamadan meyve veren kimdi? Çocuktun sen, ninnilerdeki notalarla ağırlaşıp, anne kollarında uyumak isteyen. Küçücük bedeninde, ne çok kimlik taşıyordun ve sen kim olduğunu bilmiyordun:” Annem, kızım, kadınım…”

NURŞEN_



Kadın ol! Dediler: Kadın oldun. Evcilik oyunu sandığınla, çeyiz sandığını açtın gülümseyerek…


Çocuk düşlerine çığ gibi düştü, zakkum çiçeği yürekler. Sen ondördünde bezden bir bebek hayal ederken, kucağına etten bebek verdiler. Emrini çoktan vermişti sana, sığındığın limanlar. Kadın ol! Öyle ya; kadın olmak zamanıydı. Sen küçücük yüreğinle, çeyiz sandığının içine saklarken düşlerini; yağmura yakalandı güneş ve belirdi ufukta bir kadın silueti. Güneş yağmura göz kırptı ve senin yüreğine yansıtıp ışığını, yağmurun kucağına attı. Ufukta ne güzeldin sen, ne güzel göz kırpıyordun hayata. Oysa hayat seni yalanladı:''O sadece bir aldatmaca, güneşin yağmura yaptığı bir şaka'' dedi. Oysa sen apaçık oradaydın. Gökkuşağım:’’Annem, kızım, kadınım…’’


AFİFE_


Töre zihniyetinin, minik intihar komandosuydun sen…

Ve sen, kâbus yükü uykulara yattın. Ne zaman uyansan, sana yazılmış, yeni bir kâbusa düşerdin. Sonu gelmez bir ölüm haliydi hayat. Gerçekle düşün, kesişip buluştuğu o noktada, “ışıksızlık” oyunu oynuyordun. Korkuyu yenmenin tek yoluydu, bu oyun. Korkuyu, korkutabilir miydin? Ve onlar, ne zaman renklere dokunacak olsan, ellerine vurup, ayıpladılar seni. Adları: Büyüktü. Büyüktüler gerçekten, en az diğer sömürgenler kadar. Hayat tüketerek, hayat bulanlardı. Kâbusunun vampirleriydi aslında ve ölüm uykularındayken sen, kanını emdiler. Ama, maskenin ardındakini hiç görmedin. Minnettar bakışlarla yoklarken yürekleri, metali ısıtamayacağını bilmiyordun. Sevilip, okşandığını sanıyordun, renklerin çalınırken bedeninden; soluyordun! …. Töre zihniyetinin, minik intihar komandosuydun sen: “Annem, kızım, kadınım…”



NURŞEN_


Okyanusların ötesinden fısıldayan, güzel bir rüzgâr sesi gibidir kadın...

Okyanusun en sahipsiz derinliğinde boğuluyorsun. Yüreğine çarpıp duruyor, rüzgârın savurduğu dalgaların, dev elleri. Sen okşandığını sanıyorsun; sevildiğini ve hep sevileceğini. Papatyaları, gülleri nasıl solduruyorsa o dev eller; senide solduruyordu. Kırmızı güllerin sadece rengi düştü yüreğine. Yüreğinin bahçesine kızıla boyanmış dev dalgalar indi. Sarmaşık kadar hızla büyüyen, kan gülleri açtın. Bahçende tarumar edilmemiş tek bir yaprak bile yokken, sen yinede gül açıyordun dudaklarında. Dudaklarının arasına sıkışıp kalan (gül) ümseme, yüreğinde kızıl gözyaşlarındı oysa.

Okyanusum:’’Annem, kızım, kadınım…’’



AFİFE_

Hayat hiç ıskalamadı seni…

Hayat, seni yutmaya hazır, koca bir kara delikti. Açgözlü bir homurdanışla açtı ağzını. Ve sen, aydınlığın sızdığı, en az senin kadar küçük olan pencerene sığındın. Tek kanatlı bir garipti; ama ne zaman başın sıkışsa, sana yeni öyküler yazardı. Ve öykün, aşağıdaki bahçedeydi işte! Yaşıtların “yakan top” oynuyordu; canlarını yakan topa meydan okurcasına. Cesarete gelip, yeni bir oyuna başladın, “Dünya beni vuramaz! Dünya beni vuramaz” diyerek hayattan kaçarken. Hayat ıskalamadı! Vuruldun: “Annem, kızım, kadınım….”


NURŞEN_


Kimliği belirsiz bir silah vardı, yüreğinin şakaklarına ucu dokunan…

Yüreğini delip geçen o namlunun ucunda ne olduğunu hiç anlayamadın. Bir denizin kıyısına vurmuş, martılar tarafından ölü bulunan yüreğin; otopsi raporlarına göre, boş bir sayfaydı sadece. Faili meçhul bir cinayete kurban edilen gururun ve onurun, gelip geçenlerin sadece bakışlarına temas ediyordu. Kanayan sadece senin gözlerindi; yüreğin ise cinayet masasında, faili meçhul diye dosya altı edilme telaşındaydı. Bir tek cinsiyetin belliydi, boş bir sayfanın altında imza gibi duran.


O bir kadın!

O bir kadın!

O bir kadın!







Afife Köseoğlu__ Bir ülke varmış, uzak iklimlerin birinde. Garip değerleri varmış, bu ülkenin. Örneğin; ana, onlar için çok değerliymiş. Bu değerden olsa gerek, analarını, bacılarını, karılarını bir güzel döver; şarabın durdukça değerlenmesi gibi, kadının dövüldükçe güzelleştiğine inanırlarmış. Bir ülke varmış, uzak iklimlerin birinde. Ağabeyler, kız kardeşlerini çok severlermiş orda. Hem öyle ki,” kardeş namusudur” deyip, şakağına kurşun sıkarak kanıtlarlarmış bağlılıklarını. Ve babalar, baba gibi babaymış. Kızlarını 13’ünde, 14’ünde evlendirip, başlık parasıyla evladına değer biçerlermiş. Bir ülke varmış, uzak iklimlerin birinde. Erkekleri “Elinin hamuruyla erkek işine karışma” der ve evinde, tarlasında, işyerinde çalışıp, başını dik tutmaya çalışan kadının parasına el koyarak, kendisiyle çelişirmiş. Ve kadın, yine de mağrur bir özveriyle, yılmadan erkeğine analık, avratlık ve yarenlik yaparmış.

Ve erkek, kadına dedi ki; “Çamaşırlarımı, bulaşıklarımı yıkamalı, çocuklarımı doğurmalı; büyütmeli, akrabalarıma saygı ve sevgi göstermelisin. Asla, hayır diyemezsin! ”
Kadın sordu: “Neden? ”
Erkek cevapladı: “Çünkü seni seviyorum. Bedelini ödemelisin! ”



Nurşen Alıcıer

Kadın olmak; sadece cinsiyet taşımak değildir. Önce, bütünleşmeyi öğrenmeli hayatla ve hayatın en zor anında bile kavga etmeden, vurmadan, öldürmeden ve kırmadan kalpleri, tartışabilmeli. Erkek olmakta, kadın olmakta, yürekten süzüldüğü zaman hürmet görebilir ancak. Çocuklarımız bütünlüğümüzün aynaları olsun…

Bir kadın yüreğine bağlı, bir bağdan kopup geldik dünyaya.Unutmayalım! …

Her türlü şiddete hayır!



Afife Köseoğlu__Nurşen Alıcıer

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum (1) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

1 yorum yazılmıştır

Yazan:isimsiz | Tarih: 5/11/2009
Konu: yasamin ortasinda günesin sofrasinda olmak icin ileriye cikin!

NEJAT ETEMİN TORUNLARI
1920’de Mustafa Supi ve 14 arkadaşı Karadeniz’de katledildikten sonra Avrupa burjuvazisinin emir uşağı olarak yeniden örgütlenmek için Nejat Etemin komutasına verilen TKP, yeniden örgütlenmeye başlandı. Böylece, Komünizmin neferi TKP, Avrupali konturgerila emperyalizmin kendisine yeni uşaklarla sovyetlere gönderebileceği uşaklar yaratmış oldu.Aynı zamanda, yeni kurulan ve kendisine fazla yakin olmayan bir ülkeyi denetim altına almak için her tarafından kuşatma altina almak gerekliliği ve Türkiyenin, Avrupa eksenli cercevede gelişim saglaması için sadece Türk devletini kendine bağımlı kılmak yetmeyecektir.Aynı zamanda, halkını kendisini ve örgütlerinide teslim alarak gerekiyor.Bundan kaynaklı, Avrupalı emperyalistler ve Kemalistler birlikte, Komünist önder Mistafa SUPİ ve 14 yaldaşını karadeniz sularında vahşice katlettiler..

15 komünist katledikten sonra, Avrupalı emperyalistler, Kemalistler ve Nejat ETEMİN TKP’si birlikte aynı kulvarda koşmaya başladı.60’lara geldiğinde, gençlik önderleri, Deniz Gezmiş, İbrahim Kaypakkaya, Mahir Çayan ve yoldaşları, Avrupalı konturgerilla emperyalistler ve Kemalistlerden kopuşu simgeleyen volkan oldu.Volkan patladıktan sonra lavlari, Türkiyenin dört bir tarafına ulaşti.Devrimçi örgütleri ve halkı saran Tam Bağımsız Türkiye çığlıkları her yerde yankılanıyordu.Gençlik önderleri katledilden sonra, 70’lerin ortalarında, yeniden konturgerilla emperyalizmine bağımlı hale gelen ‘devrimci örgütleri’, konturgerilla emperyalizmin Türkiyedeki şişen balonun sipobu oldular.Emperyalizmin kuklaları, sadece devlet erkinde değil halkın içine’de yerleştirilmiş oluyordu.Bir yanda konturgerilla emperyalizmi tarafsiz kalan halkı aldatmak için sis bambardınına tutarken, bir diğer yandanda, Tam Bağımsız Türkiye diyen Komünist, Devrimci ve İlerici Demokratların bir bölümünü şiş bombası kullanarak etkisiz ederken, bir diğer yandan, bu uşaklığı görüp, karşı çıkanlarıda yaşam tehtidiyle susturmaya çalışmaktadır.

Sahte MLKP, sözüm ona tüzügünde, faşizme, konturgerilla emperyalizmine ve her türden gericiliğe karşı oldugunu ilan etmektedir.Ama gerceler buna kilo metrelerce uzaktir.Sözüm ona kendisine yapılan operasyonları, faşizmin kendisine yönelmesi olarak kamo oyuna yansıtmaktadır.Ama gercekler buna cok uzktır.Kendisine yapılan oparasyonların; itirafçı MLKP kadroları ve önderliği tarafından yüz binlece Euro’ya Avrupalı konturgerilla emperyalizmine, kendilerini satarak gerceklestiriyorlar.Bunu Avruplı kontrgerilla emperyalistlerinden, Türk kontrgerillasına verilen tavizler üzerine ihale ediliyor.Bu ihale özeleştirme ve ABD konturgerilla emperyalizminden uzaklaşıp kendisine daha çok emir eri olmasi dahilinde kullanılıyor.Buda sözüm ona sosyalizmin çikarları için yapılıyor.Bu tamda, Komünüst önder MUSTAFA SUPİ ve 14 yoldaşın ölümünden sonra, Nejat Etemin Avrupalı kontrgerilla emperyalizmin yüklediği rolü üslenerek, faşizme, kontrgerilla emperyalizmine, siyonizme karşı şişen tepkiyi sönümlendirmek için sipop rolü miyonunu yuklemiştir.

Sahte MLKP’nin kurulmasinda bir yıl sonra gelişen Gazi ayaklanmasının yaratılması ihalesinde, baş role sahte MLKP konarak faturalanmıştır.Avrupalı konturgerilla emperyalizmi, Türkiyede gelişen tekiyi sönümlendirmek için Türkiye kontrgerillasıyla masaya oturan avrupalı konturgerilla ve ABD konturgerillası, olayları çıkarması için ihaleyi Türkiye kontrgerillasına ihale verildi.Türkiye kontrgerillasıda, bu işi Çatli ve ekibine fatura edildi.Böylece Türkiyede şişen balonun havası alınarak, kontrgerilla emperyalizmin isteği doğrultusunda gelişim sağlamaktır.Aynı zamanda işçi ve emekçilere, ülkelerini parsel parsel satılmasına karşı, satış yapıldığı dönemlerde cılız bir karşı koyuşu örgütleyerek daha sonrası daha büyük bir patlama olmasın diye, balonun sürekli havasını almak gerekiyor.Aksi taktirde bir çok kez devrimin eşiğine gelmiş Türkiyede, bir devrim patlak verebilirdi.Bu patlamayı önlemek için dönem dünem irili ufaklı basınçlarla, siboptan hava almak gerekiyordu.Türkiye her an
Patlamaya hazır bir bomba gibi duruyor. Kontrgerilla emperyalizmin elinde, bu bonbayı patlatmak için çok iyi müdafa etmek gerekiyor.Konturgerilla emperyalizm ne kadar çaba harcarsa harcasın, O bomba bir gün emperyalizmin elinde patlayacaktır!
İŞÇİLER
İşçiler her gün maaşınız dışında zamlar hat sayfaya ulaştı.Sendikal haklarınızın gaspediliyor.Sarı sendikalar sizin haklarınızı değil, patron sendikası gibi çalışıyor.Her geçen gün yaşam sıtandınız hortumlanıyor.Normalde çalıştığınız ilk hafta bütün maaşınızı ve masraflarınızı çıkarırken geriye kalan üç haftayı patronlara ve üyesi olduğunuz sendikaya verilen rüşvete çalışıyorsunuz.Aylenizin hakkı olan daha rahat kşullarda yaşamayı, bir başkası gaspediyor.Ama işsiz kalan bir işçinin çocuğuna götürecek bir ekmek parası için yolları arşınlarken, sendikalara verilen aydatlarınız, sedika patronlarının, sizin verdiğiniz aidatlarlan çocuklarını en iyi okullarda okutmalarına ve sizi vahşice sömürüsüne bir dur demenin zamanı geldi’de geçiyor.Bu gidişe artık bir dur diyelim.İlerici diye billdiğiniz sendikacılar bile sizleri sokağa çıkarıp, kontrgerilla emperyalistlerden ne kadar daha çok para koparırız, diye hesaplar yapıyorlar.Bu gidişe dur demenin zamanı geldi.Bunun için gerçekten sizleri savunan, GERCEK/MLKP saflarında, işçi sınıfının gerçek kurtuluşu olan, sosyalizm için mücadeleye girerek, güneşi avuclarımızdan, gökyüzüne yükselterek, gerçek kurtuluşu sağlayın.Sendika patronlarını, elinizin tersiylen, bir kenera iterek, sendikaların gerçek sahibi olan siz işçilerin taleplerini savunacak, işçilerin güvenilir ellerine bırakın ve gerçek işçi temsilcilerini sendikaların yönetimlerine getirerek, sendikalrı işçilerin gerçek mevzisi olarak yeniden örgütleyelim.Kutup yıldızından ışık damıtarak, sosyalizme olan özlemi haykıralım.Bir elimizde MUSTAFA SUPİ, ile STALİN diger elimizde MARX ile LENİN taşıyarak sosyalizm talebini daha güçlü haykıralım.Haykırışlarımız faşizm ve kontrgerilla empeyalizmi için ölüm çanı çalsın’ki Faşizm ve kontrgerilla emperyalizmi ölüm kabusları görsün, gece olmasın diye dua ede dursunlar.Gün hiç batmayacaki, zifiri karanlığı, gün doğmadığı bir sistem olan sosyalizm için gün dogacak!


GENÇLER
Gençler her gün okullarında, saldırıya uğrayanlar.Ayağa kalkın ve haykırın, bizler kontrgerilla emperyalizmin, faşizmin ve kontra örgütlerin emir eri değiliz.Bizler birileri para kazansın diye saldırıya uğramak istemiyoruz.Bizler gerçekten sosyalizmin uğruna mücadele ederek, gençlik öderlerimiz DENİZ, İBRAHİM ve MAHİR’in izinde yüreyeceğiz.Bizler faşizme, kontrgerila emperyalizmine, siyonizme ve her türden gericiliğe kaşı ayaktayız; ayakta olacağiz.Bizler geleceğin temsilcileri olarak, geleceğimizi haraç mezat sattırmayacağız.Kendi gerçek gücümüzün farkında olarak, geleceği biz kazanacağız.Okullarımızda yapılan saldıralarda, birileri para kazansın diye ölmeyeceğiz.Kendi geleceğimize sahip çıkarak, güneşten damitarak yaşamı, gökkuşağının altında sörf yapacağız.Güzel günleri avuclarımızın arasından, kimse söküp alamaz.Avuçlarınızdaki güneşi gökyüzüne kaldırın ki, gökyüzüyle birleşip faşizm ve kontrgerilla emperyalizmine kan ter içinde intihara sürüklesin’ki , yaşamı saran hırçınlığıyla, tarihin çöplüğüne göndereceğiz!GERCEK/MLKP’ye güçverin onlara diz çöktürelim!
KADINLAR
Her gün kocalarınıza ve çocuklarınıza hizmet etmek için canınızı dişinize takarak çabalayıp duruyorsunuz.Ama yinede toplumda çalışmıyor; eve para getirmeyen olarak muamele görüyorsunuz.Aynizamanda koca, arkadaş ve baba dayağı yemeden, güleriniz geçmiyor.Her ne konumda olursanız olun, ister ev kadını olun, yada iş kadını, isterse mücadelenin içerisinde olun.Sonuçta yaşadığınız benzer şeyler,Üzerine kurulu bir rulet oyunudur.Ev kadınları, bazıları yoğun bir şekilde şiddete maruz kaldıklarında kendilerini sığınma evlerine yerleşmek zorunda kalıyorlar.Ama gittiğiniz sığınma evleri, sizin Üzerinizden, kontrgerilla emperyalizminden on binlerce euro kazanıyorlar.Yaşadığınız sorunlardan kaynaklı, kadin kurumlarına gidiyorsunuz.Size danışmanlık yaptıkları için onlara kontrgerilla emperyalizminden oralara para akışı sağlanıyor.Kendi sorunlarınızı birilerine para kazandırmak için değilde, gerçekten sizin sorununuzla ilgilenen, sorunlarınız olduğu için, para kazanma karşılığında değilde,Sadece sizin sorunlarınız ve örgütlü bir güç olarak kendi haklarınıza sahip çıkmak için bir araya gelelim.Mücadele içerisinde olan kadınlar, gün aşırı gittikleri eylemlerde polis copuyla karşı karşıya kalıyorlar.Yada işkence hanelerde cinsel şiddetle (tecavüz) karşı karşıya kalıyorlar.Aynı zamanda, erkekleralarin cinsel ihtiyacını karşılayan birer meta olarak kullanılıyor.Metaların yerine sanki kadınları satıyormışlar gibi sattığı metanın önünde ifşa ediliyor.Her zaman önlerde yer buluyor.Reklamlarda en ön saflarda yer bulurken, toplum içinde ise sarı öküzden sonra geliyorlar.Dünyanın yarısı olan Kadınlarımızın gerçek yeri erkekle el ele yürüyen, dünyanın gerçek sahiplerinden biridir. .Güneşi emziren kadınlarımız,.GERCEK/MLKP’de bir araya gelerek, gerçek kurtuluş için mücadele edelim.İnsanlığın kurtuşu sosyalizmle mümkün, sosyalizm için bir araya gelelim.


YÜREĞİ FAŞİZME VE EMPERYALİZME KARŞI SOSYALİZM İÇİN ATANLAR

Yaşamda gerçekten sosyalizm için olmak isteyen genç yürek sahibi genç insanlar, sosyalizmin hayat çiçek gibi açmasını isteyenler bir araya gelmeye ne dersiniz.Zifiri karanlık ve gıri renklere karşı bir arada olmak isteyenler, gerçek gücün farkında olmak için bir araya gelerek GERÇEK/MLKP saflarında bir araya gelelim ve Faşizme, Kontrgerilla Emperyalizmine, Siyonizme ve her türde gericiliğe karşı, kendi gücümüzün farkına varalım.İşçi sınıfı içinde gerçek sosyalistler olarak kendi misyonumuzu kuşanalım.Ülkemizde gelişecek devrime önderlik yapalım.Ülkemiz üzerindeki sis perdesini param parça edelim.Yeniden MUSTAFA SUPİ’lerin, DENİZ GEZMİŞ’lerin, IBRAHİM KAYPAKKAYA’larin, MAHİR ÇAYAN’larin yolundan ilerleyelim.Inadina Derim Inadina Sosyalizm diye haykıralım.
Gökkuşağının etrafında bir araya gelerek, güneşi içelim.Yaşam inadına haykırıştır.Bu haykırışa sende katıl, sende haykır.Gerçek haykırışı sende başar.Kontrgerilla emperyalizminin saflarında olan örgütlerden ayrıl, gerçekten faşizme, kontrgerilla emperyalizmine, siyonizme ve her türden gericiliğe karşı mücadele içinde olan, GERÇEK/MLKP’nin saflarında mücadeleye katılarak, işçi ve emekçiler için kurtuluş mücadelesinde yerini al, sosyalizm saflarında ol!

İNSANLIĞIN GERÇEK KURTULUŞU İÇİN KALDIR YUMRUĞUNU
İnsanlığın gerçek kurtuluşu, gökyüzünden ışık damıtan GERÇEK/MLKP’nin saflarında sende yerini al.Gökkuşağının renga renk güzelliği altında, birlikte sörf yapalım.Ilık ılk çisileyen yağmurun altında özgürlüğe koşalım.Zifiri karanlık bulutları param parça yapalım.Çığlıklarımız kurşun gibi ağır ve işin gibi hızlı etkisiylen önüne gelen naylonları jilet gibi param parça ederek, güzel günlere ülaşalım.Zifri karanlığı, dünyanın altında kaynayan lavlara atıp imha edelim.Geleçegin güzel ışıltılı günlerinde birlikte koşalım.Işıltılar bütün dünyayı sarana dek, yumruklarımızı aynı güçle sıkıl ve havada kalsınlar.Haydi sende kaldır yumruğunu birlikte haykıralım.Inadına özgürlük, Inadına sosyalizm diye, çığlıklarımız sarsın bütün yaşamı ve renga renk akalım gökkuşağının üzerinden, ışık saçan yarınlara birlikte zaptadelim.Tıpki, şiirin kuşun kanadına takılan imgeler gibi saralım dört mevsimi bir daha birakmamacasına yaşamın ucundan birlikte tutalım.Sis perdelerini parçalayarak, şavkıyarak tan yeline beraber ulaşalım.Dünyadan geceyi silerek, ıp ışıl bir dünya yaratalım.Bir daha gecenin gelmemesi için, sürekli yaşamı aydınlık kılalım.Bu öyle bir aydınlık olsunki, gece bile olmaktan korksunki, yaşam güzelim çiçek bahçesinden renga renk esintiler içinde coşup koşalım.Dünyayı saran O güzelim çiçek kokularıyla, bütün dünya ayaklarımızın altında arşınlayalım yolları, coşkun bir sel gibi akalım.Bir volkan gibi patlayarak düyanın üzerine sıcaklığımızı saçalım.Gün sımsıcaklığıyla her zaman yaşamın üzerine çiseleyerek aka kalsın.Yaşam hiç bir zaman hüzünlü bulutlar içinde olmasın.Zifiri karanlık bir daha dünyada görünmeye cesaret etmesin’ki hayatı ışıl ışıl ve ap aydınlık bir yaşam sarsın.Gün vakti bir volkan gibi dünyanın üzerine çisilesin.O gün vaktiki bir daha dünyada, Zifiri karanlıga izin vermesin.Bir daha dünyada kara bulutların gezmesine izin vermesin.Sonzuza kadar hep aydılıklar içinde açan bir yaşam olsun.Yaşam ışıl ışıl, aydınlık içinde renga renk akışıyla sürsün ve komünist bir dünya olsun!!!


KAHROLSUN KONTURGERLLA EMPERYALİZMİN UŞAĞI SAHTE MLKP

KAHROLSUN FAŞİZM

KAHROLSUN EMPERYALİZM

KAROLSUN SIYONİZM

YAŞASIN G/MLKP

YAŞASIN HAKLARIN KARDEŞLİĞİ

YAŞASIN SOSYALİZM

YAŞASIN KOMÜNİZM


GERÇEK/MLKP

Bağlantı »

« Önceki :: Sonraki »